29.Gün: Gerçek Mi? Kurgu Mu? Siz Karar Verin

AychUp

 

Tatil dönüşü, The Aychup Project'te son durum değerlendirmesini sanırım herkes merak ediyordur. Son bir haftaki blog yazılarını takip edenler, yediklerimi pek de sağlıklı bulmamış olabilirler. Ancak hem miktarını az tuttuğumuz hem de normalden çok daha fazla hareket ettiğimiz için,  +1 kg. ile göreceli bu sayfayı kazasız belasız kapattık. Projemize kaldığımız yerden devam ediyoruz.

 

 

 

wda1391l

Bugün, hem yerli hem de yabancı TV kanallarında sıklıkla rastladığımız, birçoklarımızın oldukça bayağı bulduğu evlilik programları üzerine bir iki söz söylemek boynumuzun borcu oldu.

'Reality TV' kavramı özünde, kurgu olmayan bir program yayınını hedeflemektedir. Bu konuda bakınız özellikle Avrupa televizyonları kavramın hakkını tam vermekte, izleyenlere çok ilginç dosyalar sunmaktadır. Bu dosyalar derinlemesine belli konuların üzerine gittiğinden, izleyici için, belgesellerde olduğu gibi öğretici programlar olma özelliği de taşır. Diğer bir deyişle izleyiciyi sonrasında konuyla ilgili araştırmaya teşvik eder.

Gelelim bizim ülkemizdeki 'Reality Show'lara; bunlar malumunuz Amerika'daki benzerleri (bakınız: the bachelorette) gibi, evlilik, ruh eşini bulma, gelinler, damatlar kaynanalara karşı türevlerinde kurgu programları olarak karşımıza sıkça çıkmaktadır. Benim en irite olduğum, bir türlü mantık çerçevesine oturtamadığım, evlilik programlarının ise gerek reytingleri ve gerek genel beğeni oranları ile televizyon dünyasında önemli bir yer işgal ettiğini söyleyebiliriz.

Biraz düşünelim... yaşadığımız yüzyılda fiziksel iletişim kurmak daha zor. İnsanlar birbirinden daha uzaklaşmış. Paylaşmak az ve zor, dolayısıyla yakınlaşmak, güvenmek imkansız. İnsanlar karşılarında kendileri gibi gerçek insanlarla sohbet etmek yerine, bilgisayarları ve sosyal medya araçları ile rol oynamayı tercih ediyorlar. Gitgide daha yalnızlaşan insanlardan bahsediyoruz. Yaşadığımız evren, düzen, içinde bulunduğumuz toplumlarda işin içine girince bu yabancılaşma daha da artıyor. Bir de tüm bunların üzerine, tahminimizce yarısından fazlası sosyal iletişim kuramayan bir toplumun bireylerine, yalnızlığınıza çare bulacağız diye meşale yakıyorsunuz. Onların umutlarını, hayallerini kurgulayıp, zihinlerde müstakbel birliktelikler yaratıyorsunuz. Peki size tüm bunlar doğru geliyor mu? Gerçekten, tanımnadığınız, sizin hakkınızda hiçbir fikri olmayan bir yabancının, size çöpçatanlık ederek, tüm dünyanın gözleri önünde, gelecek saadetinizi sağlayabileceğine inanıyor musunuz?

The Aychup Project Madde 5: ''Hayat belli bir kalıpta yaşamak için çok kısa''

Günün Müziği: Nil Karaibrahimgil- Pırlanta

Günün Filmi: My Best Friend Wedding

Günün Yemeği: ABUGANNUŞ

Abugannu

Malzemeler:

2-3 adet patlıcan

2 adet domates

2 adet sivri biber

1 diş sarmısak

1 çorba kaşığı nar ekşisi

zeytinyağı

Tuz

Abugannuş benim doğu mutfağından en sevdiğim lezzetlerden biridir. Özellikle et yanında çok güzel bir garnitür olma özelliği vardır. Yapılışı ise oldukça kolay. Tüm sebzeleri fırında ya da ocakta közlüyorsunuz. Kabuklarını çıkarıp, bıçakla doğruyorsunuz, doğranmış sarmısağı ekleyip,karıştırıyorsunuz. Nar ekşisi, zeytinyağı biraz tuzdan oluşan sosunu ekleyip, servis ediyorsunuz. Tercihen sıcak ya da soğuk yenebilir.

 

25.Gün: Enginarı Seviyoruz

Geçenlerde bahar yorgunluğu ile ilgili bir yazım olmuştu hatırlarsınız. Uykusuzluk ve vücut ağrıları konusunda hepimiz bu aylarda yakınıyoruz. Bu konuyla ilgili, geçen cumartesi Hürriyet Kelebek'de Prof.Dr. Osman Müftüoğlu'nun köşesi olan Yaşam Reçeteleri'nde yayınlanan 'Bahar Yorgunluğu' adlı yazısı ilgimi çekti. Tam da bizim konuşmamızın üzerine güzel bir açılım oldu.

İtalya'nın yemek kültüründe daha önceleri bilmediğim ve öğrenince şaşırdığım, Enginarın yeri oldu.

20130326-103310.jpg

Bizimkinden daha farklı bir enginar pişirme usulleri var. Sebzenin sadece en dış kabuğunu soyuyorlar. Diğer kabukları üstünde haşlıyorlar yada yüksek ısıda ızgara yapıyorlar. Yerken ilk etapta biraz garipsiyorsunuz ancak lezzet konusunda oldukça başarılı.

İtalya'da orta bütçeli ve iyi bir restoran olarak size bugünkü önerimiz 'Antonio al Pantheon'. Meşhur Pantheon tapınağını geçince sağdaki ilk sokakta: Via Dei Pastini 12 numara.

20130326-103854.jpg

21.GÜN: Pompeii’ye Çufçuf’la Gitmek

pompei

Bugün söz verdiğim gibi, sizlerle, günübirlik Roma- Pompei turu ile ilgili edindiğim bilgileri paylaşacağım. Kendim gider miyim henüz belli değil, hava yağmurlu olacağından çekincelerim var ama bu kadar araştırmışken de paylaşmadan olmaz dedik, ve söze başladık.

Malumunuz, biraz internette gezindiğinizde, Roma'da 1 hafta geçirenlere günübirlik tur önerileri de yapılıyor. Bu turlar arasında benim en çok ilgimi çeken Pompei turu oldu.

Roma'da birçok turizm şirketi 100-200€'ya bu turu sizlere sağlıyor. Otobüsle ya otelinizden ya da şehir merkezinden alınıyorsunuz Napoli'ye gidip oradan Pompei'ye geçiyorsunuz. Otobüs yolculuğu yaklaşık 3 saat sürüyor. Yani düşünürseniz yolcuğun 6 saati zaten yollarda geçiyor.

Benim gibi yalnız gezgin olmaya meraklıysanız, bakın neler yapmanız gerekiyor:

Öncelikle Roma Tiburtina'dan 'dan veya Termini'den Napoli'ye hızlı trenle geçmenizi öneririz. Eğer önceden internet üzerinden bilet alabilirseniz, 38 €'ya gidiş dönüş bileti bulmak mümkün.

Napoli'ye geldiğinizde ise, istasyonda bir alt kata inip, naples-sorrento-circumvesuvian-train trenine bilet almanız gerekiyor. Bu tren hattında, her yarım saatte bir tren var. İnmeniz gereken durak ise '' Pomei Scavi Villa dei Misteri''.

Pompei giriş ücreti 17-20 €.

Günün Müziği: The Pointer Sisters - I'm So Excited

Günün Yemeği: Maria'nın Pastası (Alman Pastası)

20130321_202320

İşte karşınızda en sevdiğim doğumgünü pastam!

Malzemeler:
3 yumurta
1,5 çay bardağı şeker
1 çay bardağı süt
1/2 çay bardağı sıvı yağ
3 çay bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 limon kabugu rendesi (işin sırrı burada **)

Krema:
1/2 kg süt
2 kaşık un
1 kaşık buğday nişastası
3 corba kaşığı şeker
1 yumurta
50gr tereyağ
Üstüne serpmek için pudra şekeri
1/2 limon kabugu rendesi (işin sırrı burada **)

Şekerle yumurtayı çırpıyoruz. Önce sıvıları sonra da elenmiş unu katıyoruz. Önceden ısıtılmış fırında 160 derecede pişiriyorsunuz.
Kremayı yaparken, bütün malzemeyi tel çırpıcı ile çırparak orta ateşte pişiriyoruz.

Kremamız soğuduktan sonra, keki ikiye ayırıyoruz, arasına kremamızı sürüyoruz, en üstüne pudra şekerimizi ekleyip buzdolabında muhafaza ediyoruz.

2O.GÜN: Veni Vidi Vici (Bölüm 2)

Rome

Söz verdiğim gibi, Roma gezisi öncesi araştırmalarımı paylaşmaya devam ediyorum.

5 günlük ideal Roma Şehir turu için bir duayene (Rick Steve) başvurmaya karar verdik ve buyrun size 4 günlük Roma turu, +1 gün süprizini yarın paylaşacağım:

1. GÜN

Vatican City — St. Peter's Basilica, dome climb,ve Vatican Müzesi.

2. GÜN

"Caesar Yolu" Colosseum'dan başlayıp sırasıyla  Forum'a kadar, Mamertine Prison, Trajan's Forum, Capitol HillPantheon'u görüyoruz.

3. GÜN

 National Museum of Rome ve yakınındaki Baths of Diocletian'ı geziyoruz.

4. GÜN

Borghese Gallery (önceden reservasyon gerekiyor dikkat) ve Pilgrims' Rome (kiliseler: San Giovanni - Laterano, Santa Maria Maggiore, ve San Clemente).

Günün Müziği: Born to be wild - Steppenwolf

Günün Filmi: Absolument Fabuleux

Günün Yemeği: Gavurdağ Salatası (favori salatalarımdan)

GavurdagiSalatasiMalzemeler:

Domates

Biber

Salatalık

Kırmızı soğan

Ceviz

Maydanoz

Nar Ekşisi

Zeytinyağı

Tuz

Bu salatayı hazırlamadaki en önemli nokta tüm malzemeleri çok ince doğruyabilmek.

19.Gün: HTTP 404 ‘UYKUM YOK’

insomnia-1

Biliniz ki, malum son birkaç gündür süregelen hava değişimi Aychup! Project'i çok olumsuz etkiliyor.

Bizim simalarda, hava sıcaklığı 10'ar 10'ar eksilip, artabiliyor. Vücud gribe yakalanmamak için savaş verirken, sistem genelinde hata verebiliyor.

Bende dün akşam uzun saatler boyunca verilen hata mesajı!

HTTP 404 'UYKUM YOK'

Ne korkunç birşeydir yahu, sürekli uyumam gerek yarın iş var diye kendinize baskı yapıp bir yandan da uyuyamamak. Hatta yeterince yorgunsanız, ki ben aynen bu durumdaydım, zaman kavramı diye de birşey kalmıyor, gece saat 3, öğlen gibi geliyor size. Bütün dünya mışıl mışıl uyuyor ve siz gözünüzü kırpadan aleme nöbet tutup, koca dünyanın bekçiliğini yapıyorsunuz.

Demem o ki, hava değişikliği, baharın gelmesi, iyi güzel de, vücudumuzu hazırlamamız lazım. Yukarıda bahsi geçen büyük sistem hataları, ileride daha vahim sonuçlarda doğurabilir. O zaman, biz buradan  bir çağrıda bulunalım. Günlük gazetelere, tv'lere demeç veren doktorlarımız, hava değişimine vücudumuzu, beynimizi ve ruhumuzu nasıl hazırlayacağımıza dair demeçler versinler...

Bizlerde hepberaber elele uykulu gecelere doğru pembe bulutlar üzerinde koşturalım :)

Günün Müziği: Mara Carlyle - Baby Bloodheart

Günün Özlü Sözü: Those who dream by day are cognizant of many things which escape those who dream only by night. Edgar Allan Poe

Günün Filmi: Fried Green Tomatoes

Günün Yemeği: Yeşil Mercimekli Erişte Çorbası

Malzemeler:

yesil-mercimek-corbasiMercimek

Erişte

Sıcak Su

1 çay kaşığı tereyağ

1 çay kaşığı salça

nane, tuz

Mercimeği  tencereye koyun üzerine kaynar su ekleyip, kaynatın. Pişmeye yakın erişteleri ekleyin. Bir tavada tereyağını kızdırıp salçayı ekleyin. Naneyi de ekleyip hazırladığınız sosu tencereye karıştırın.

18.Gün: Veni Vidi Vici (Bölüm 1)

veni-vidi-vici

Geçtiğimiz günlerde Roma'ya yapacağım seyahatten sizlere bahsetmiştim malumunuz...

Bütün bu yoğunluğun arasında, geçen haftadan beri ufak araştırmalar yapmaktayım...

Hatta bu araştırmaların bir kısmını burada paylaşmanın, gelecek nesillere faydalı olacağına inanıyorum :)

Roma bilindiği gibi, gerek tarihi, kültürel ve dini dokusu, gerekse mutfağı ile en popüler ve en çok ziyaret edilen Avrupa şehirlerinden biri. Dolayısıyla, seyahat esnasında herhangi bir karmaşa yaşamamak için önceden ufak bir araştırma yapmak akıllıca gözüktü.

Fiumicino Havaalanına geldik şehir merkezine nasıl gideceğiz:

  1. Shuttle Otobüsle şehir merkezine (Termini İstasyonu) varış. Süre: 55' Fiyat:4€
  2. Trenle şehir merkezine (Termini istasyonu) varış. Süre: 30' Fiyat: 14€

Evet şehir merkezine geldik ama otelimize nasıl ulaşacağımızı bilmiyoruz.

İşte karşınızda Roma toplu taşıma arama motoru! Gideceğiniz adresi giriyorsunuz ve size ne yapmanız gerektiğini söylüyor. Roma'da herhangi bir toplu taşıma aracı için 1 seferlik bilet 1€. Kaldığınız yere, kullanım sıklığınıza ve kalış sürenize  bağlı olarak sizlere önerimiz; 2 müze girişi+ 3 günlük sınırsız toplu taşıma servisi sağlayan, RomaPass 'i edinmeniz. Fiyatı 30€.

Tüm bunlar taksi seçeneğini kullanmadığınızda geçerli. Havaalanından şehir merkezi taksi ile yaklaşık 50-60€ tutuyor. Otellerin kendi araba servisleri de oluyor. Bu servisler sizi havalanından karşılıyor, önceden otele rezervasyon yaptırmanız gerekiyor, genellikle 4 kişiye kadar tek yön 50€.

Bu hafta bitmeden, Roma'ya ilgili, 5 günlük şehir turu önerileri, günübirlik Pompei turu, yeme-içme rehberi gibi konuları da sizlerle paylaşacağız.

Günün müziği: Birdenbire- Yasemin Sannino

Günün filmi: Le fate ignoranti- Ferzan Özpetek

 

YogurtPannaCotta7

Günün yemeğinde, internetten bulduğum bir tarifi sizinle paylaşmak istiyorum: Yoğurtlu Panna Cotta

Çok sevdiğim tatlılardandır. Hafif bir tarif. Deneyin derim.

 

17.GÜN: Birileri İndirim Mi Var Dedi?

onlineshopping

Bugün konumuz internet alışverişi olsun diyorum, ne dersiniz? :)

Sizi bilmem ama ben, internetten her ay düzenli mutlaka bir ürün temin ediyorum. Ürün skalama bakarsak oldukça çeşitli olduğunu söyleyebilirim. Ayakkabıdan, kitaba, bilgisayar ürünlerinden, kozmetik ürünlerine şimdiye kadar şipariş vermediğim herhangi bir ürün kalmamıştır herhalde.

Düşünüyorum da, İnternet alışverişi bence çok pratik, kesinlikle zamandan tasarruf ettiren bir sistem. Ancak, benim gibi bir ürünü seçmek için günlerinizi, saatlerinizi bilgisayar başında geçiriyorsanız tabi, bu durumda artık, zaman tasarrufu pek olamıyor :) Anlayacağınız, çok zor beğenir ve çok zor seçerim, benim gibi olanlara, gidip dükkanlarda tezgahtarları baymaktansa, internet alışverişini öneriyorum.

Genelde insanların çekindikleri konulara gelirsek, herkesin hemfikir olduğu konu, kredi kartı bilgilerinin internet ortamında paylaşılma korkusu ve kaygısı olacaktır. Buna cevabımız basit ve net. Size Paypal ya da benzeri güvenilir aracıları kullanmanızı öneriyoruz ve bilgilerini girdiğiniz kredi kartınızın sanal bir kart olmasına dikkat edin diyoruz. Limitinizi düzenli güncelleyin, göreceksiniz ki hiçbir problem yaşamayacaksınız.

Günün Müziği: Christobel- Joan as Police Woman

Günün Filmi: Donnie Darko

Günün Sözü: ''I always say shopping is cheaper than a psychiatrist''. Tammy Faye Bakker

Günün Yemeği: Sphagetti Napolitan

images

Napıyorsun sen? sakın demeyin :) Çünkü Aychup! Project bugün kendini mükafatlandırıyor. Hem haftaya hazırlık olarak metabolizmayı uyarıyor. Buyrun bakalım en hafif makarna tarifi, tabiki akşama pişirmek üzere :)

İddia ediyorum bu yemek 300 kcal üzerinde değildir! (Bakınız: http://www.livestrong.com/article/318491-how-many-calories-are-there-in-pasta-with-napoletana-sauce/)

Dikkat edilmesi gereken husus:  Makarnanın üzerinde peynirden uzak durmaya çalışalım ya da az kalorili tuzsuz bir peynir tercih edelim.

Sos için Malzemeler: (1 porsiyon- yarım tabak düşünebilirsiniz)

2-3 domates rendesi

1 diş sarmısak

1/4 soğan rendesi

2-3 yaprak taze fesleğen

Tuz, Karabiber

Muskat

1 tatlı kaşığı zeytinyağı

Makarnamızı paketin üzerinde yazan tarif uyarınca isteğe bağlı al dente olarak pişiriyoruz. Sosumuz için bir tavaya 1 tatlı kaşığı zeytinyağı koyup, tava ısınınca, soğan rendesi ve sarmısağımızı ekliyoruz. Bir iki dakika orta ateşte pişirdikten sonra domateslerimizi ekliyoruz. Domateslerimiz yeterince sulu değilse, makarna suyumuzdan tavamıza ilave yapabiliyoruz. Fesleğenimizi ekliyoruz, Tuz, karabiber, ve çok az muskat. Mis gibi koktu değil mi !

16.GÜN: Şimdi Balık Zamanı!

20110103_154_1139337421

Bugün balık severleri sevindirelim dedik ve hangi balık ne zaman yenmeli araştırdık...

Mevsimine göre balık seçmek malumunuz önemli. Denizlerle çevrili coğrafyamız, soframıza çok güzel balıklar sunsa da, çeşitlilik, yanlış avlanma metodları nedeniyle her sene azalmakta. Boğazımızın nadide balığı lüfer, karadeniz kalkanı gibi balıklar birçokları için artık lüks seçenekler.

Sağlıklı beslenmede önemli bir yeri olan balık tüketimine önem veriyoruz ve araştırmamızın sonucunu sizlerle paylaşıyoruz:

Ne zaman hangi balık yenmeli? (balikavi.net)
Ocak
Uskumru, lüfer, palamut, istavrit lezzetini korur. Kefal ve hamsi tam yağlı durumdadır. Çinekop, kofana ve mezgit r. Tekir ve kırlangıç; bolca avlanır. Barbunya, kılıç ve mercan az tutulur.

ŞubatŞubatta başlayan kalkan mevsimi, mayıs ayı sonuna kadar devam eder. Tekir bolca çıkar. Uskumru, lüfer, palamut ise yağını kaybetmeye başlar. Gürnüşbalığı ve kefal lezzetle yenir.

Mart
Kefal, levrek ve kalkanın en lezzetli zamanıdır. Uskumru çiroz olmaya yüz tutmuştur; tavası ve pilakisi yapılabilir. Gürnüşbalığı fazlaca çıkmaya başlar. Lüfer ve palamut yağını kaybettiğinden, sadece tava ve pilaki yapılmaya elverişlidir. Kofananın ise ızgarası olur. Tekir lezzetlidir.

Nisan
Kalkanın en bol zamanıdır. Mercan, levrek, kılıç ve kırlangıç bolca çıkmaya baslar. Ancak kılıç çok lezzetli değildir. Gürnüşbalığı, kefal, mezgit, tekir ve barbunya çok tutulur. Eşkina bu ayda görülür.

Mayıs
Levrek, barbunya, dil balığı, tekir, kılıç ve iskorpit zevkle yenir. Uskumru, torik, palamut, hamsi ve istavrit yağlarını kaybetmişlerdir. Kefal ise lezzetlidir.

Haziran
Haziranda balık az tutulur. Dip balıkları, yumurtalarını dökmüş olduklarından dağınık gezerler. Bu nedenle balıkçılık açısından verimsiz bir aydır. Tekir, barbunya, mercan, levrek ve eşkina bulunur

Temmuz
Mevsimi başlayan sardalya, ekim ortasına kadar lezzetini sürdürür, istavrit ile uskumru kızartmaya ve haşlamaya elverişlidir. Tekir ve barbunya lezzetli, kefal ise lezzetsizdir.

Ağustos
Çingene palarnutu mevsimi açılır. Boyu uskumru kadar ya da biraz daha iridir. Sardalyanın en lezzetli zamanıdır. Ağustos ayında kılıcın tadına doyum olmaz, izmarit lezzetini bulmuştur. Kefal tavsiye edilmez.

Eylül
Sardalya ve kılıç lezzetlidir. Palamut irileşir, her türlü pişirmeye elverişlidir. istavrit ve kırlangıç bolca çıkar.

Ekim
Geçici balıkların, yazın Karadeniz'de beslenip, Marmara'ya göçe başladıkları dönemdir. Bu nedenle bol miktarda balık çıkar. Uskumru turfanda olarak kendini gösterir. Lüfer tam lezzetini kazanmıştır, istavrit yağlanmıştır. Palamut bolca çıkar. Tekir, barbunya, kılıç, levrek, mercan, sardunya, eşkina, torik, izmarit

Kasım
Uskumrunun en iyi zamanıdır. Torik akışı başlamıştır. Pisinin en lezzetli olduğu aydır. Ekim ayında bol bulunan ve'lezzetii olan balıklar kasım ayında da vardır.

Aralık
Uskumru, lüfer, palamut ve torik yağlı olduklarından her türlü pişirilebilirler. Hamsi lezzetlidir. Tekir bol bulunur.

Günün Müziği: In these Arms- Bon Jovi

Günün Özlü Sözü: Only two things are infinite, the universe and human stupidity, and I'm not sure about the former. Albert Einstein

Günün Filmi: Big Fish

Günün Yemeği: Izgara Çinekop ve Cevizli, Domatesli, Peynirli Ispanak Slatası

20130317_201524 20130317_201537

Bildiğiniz gibi çinekop kış aylarında kolay ve bolca bulunan bir balık. Fiyatı uygun ve pişirilmesi de diğer balıklara göre daha az zahmetli olduğundan, bol bol tüketebiliriz.

Izgara balık yapmada dikkat edilmesi gereken birkaç husus. Balık pişirilmeden tuzlayıp, biberliyelim. Pişirirken balığın kurumamasına dikkat edelim. Büyük ızgara balıklarda defne yaprağı ile pişirmek balığımıza ayrı bir lezzet katacaktır.

Salatamızı ıspanak dışında, roka, yada kıvırcık salata ile de yapabilirsiniz. Sosunda ise zeytinyağı ve balsamic sirke tercih edebilirsiniz.

15.Gün: YAŞAMAK İÇİN ‘LA YUMBA’

Sabahtan beri hafif bir nostalji hissediyorum. Nicedir, eskiden yazmış olduğum birkaç denememi gözden geçirmek istiyordum. Hazır haftasonu, fırsat bu fırsattır derken, hepsini bir çırpıda okur hale geldim. Şimdiye kadar kimsenin görmediği ve duymadığı bu satırları, paylaşmak zamanı...

La_yumba

Bahar geldi. Yeniden doğuş, insanın kendi özüne dönüşü ve doğanın ahenkle can bulması; işte insan böyle zamanlarda  düşünür geçmişi, geleceği, kayboluşu, sevgileri…

Uykulu gözler…mahmurluğu severim. İnsanın o bir türlü kendine gelemeyişleri; bitmek tükenmek bilmeyen esnemeler, dalıp gitmeler. Gözleri yarı kapalı derler, ya da bakıp göremeyenler, onlar en güzelleri.  Yok gibidir dertleri tasaları; hayattır onlardan bekleyen onlarsa hep dur biraz daha beklemen gerek diyen. Konuşurlar konuşmasına da pek dinleyecek halleri yoktur karşılarındakini; kafalarını usulca sallarlar, öyle derin derin bakarlar ne de olsa çoktan uykudadırlar.

Yazarken aniden durmak, önce uzun uzadıya düşünmek, kelimeleri doğru seçmek, anlaşılır olmak, o kadar çok kaygı var ki. Sonunda yazı yazı olmaktan; yaşayan yaşadıklarından ve yazar yazdıklarından pişman olmaz mı? Böyle anlarda, ne olduğunu bilmeden, kendimizi ve özü dinlemeden bencilce ve çaresizce ararız her yaşta, her zamanda ve mekanda. Verilen ne de olsa ‘ben’in savaşıdır; o ‘öteki’lerin oldukça bol olduğu ve herkesin yorgun birer savaşçı olduğu zamanda. Arzuların peşinde harekete geçiş, yine sahip olmak, sahip olduğunda sıkmak, boğmak, nefessiz bırakmak, her zamanki gibi önce ulaşılmazı göstermek sonra ben’i ele vermek ve sonunda beklemeye dayanamamak, sabırsız olmakla itici olmak arasında gidip gelmek, uzun lafın kısası yormak ve yorulmak.

 İnsan’ın seçeneği oldu mu, gerçek anlamda özgür olur, hiç denediniz mi seçeneklerinizi?

Hayal kurmaktan ve çocuk olmaktan hiç vazgeçmemek uğruna, bazılarımızın yaşadığı o gece mavisi. Renklerin en güzeli, en canlısı sadece siz seçeneklerinizi gördüğünüzde sizi yanına alır ve götürür uzak diyarlara. O vakit hayal etmek gerekir, renkli erkekleri ve kadınları, la yumba’nın çalındığı salonu ve her hareketiyle mükemmeliyeti arayan dansçıları. O an acıklı ‘bandeneon’ sesi bir haykırışa dönüşür, gözleri doldurur; fakat bütün acıya rağmen mücadele devam eder. Yere çarpan her topuk darbesi, her yarım dönüş, insana seçeneklerini hatırlatır, ‘la yumba’ için yaşaması gerektiğini…

 14.04.2004

Günün Müziği: La Yumba (1946) - Osvaldo Pugliese 

Günün Filmi: Tango (1998)- Carlos Saura

Günün Sözü: Tango is not a dance, it’s a feeling. And how do you teach a feeling?. Anonymous

Bugünün yemeği için yaptığım bir ararştırmanın sonucunu paylaşmak isterim. Diyet börek tarifi bulmak için yollara düşmüştüm ve bakın ne buldum:

Günün Yemeği: Diyet Börek

diyetjpg

Malzemeler:

1 adet yufka

Lor peyniri

Dere Otu

Bir Kaşık Yoğurt

1 Kaşık Zeytinyağı

Hazırlanışı ise çok basit. 1 yufkadan 2 büyük üçgen kesiyorsunuz, arasına lor peyniri, dereotu karışımını ekliyorsunuz. Bir kasede bir kaşık yoğurt ve zeytinyağını çırpıyorsunuz. Tavada pişirdiğiniz yufkanın her tarafına bu karışımı fırça ile sürüyorsunuz.

14.Gün: Hastayım hasta canım ister pasta!

Son bir durum değerlendirmesi yapmak gerekirse, projeye başladığımızdan beri 3,2kg kilo kaybımız oldu. Yaklaşık 4 gündür, bir duraklama yaşıyoruz ancak moral bozukluğu yok. Yazmaktan, sohbetten ve paylaşmaktan çok mu çok memnunuz :)

Bugün niyetim,  biraz sağlık meseleleri üzerine konuşmak. Ne yazık ki, ben doktora gitmeyi sevmeyenlerdenim. Bunun en büyük nedeni, pek sağlıklı bir profil çizmemem. Zorla senede bir yaptırdığım kan testleri sonuçları ne de olsa bunu gösteriyor. En büyük derdim kollestrol. Genetik ve yüksek bir kollestrol hastasıyım aslında ama bu durumu tüm benliğimle reddediyorum. Peki önlem konusuna gelirsek, birkaç tavsiye üzerine, geçen sene,  yaklaşık 3 ay boyunca her sabah aç karnına akşamdan kalma ceviz suyu tüketmişliğim var. Ama tüm sağlık konularında olduğu gibi bu konuda da istikrarımız ve disiplinimiz 3 ayla sınırlı kaldı, geriye kalan ise koca bir sıkıntı.

Demem o ki Aychup! Project bu anlamda çok önemli. Daha sağlıklı bir yaşantıyı hedefliyor, bazı alışkanlıkların değiştirilmesini, sıkıntı veren bazı gerçeklerin ise artık kabul edilmesini.

Bu sağlık sektörüne karşı duyduğum güven eksiliğinin de üzerine gidilmesi, bir numaralı önceliklerimizden biri.

Siz siz olun sağlık kontrollerinizi düzenli yapın, içimizde neler olup bitmekte bilmekte fayda var. Çünkü tecrübe bize gösterdi ki fiziksel olarak sağlıklı olmazsak, sağlam bir ruhumuz ve kafamızda olamıyor.

Bugün özlü sözlerimizi latin atasözlerinden seçtim:

Avaro omnia desunt, inopi pauca, sapienti nihil
'Cimrinin herşeyi, fakirin bazı şeyleri eksiktir, bilgin'in ise hiçbirşeyi eksik değildir'.

Günün Müziği: Hair Soundtrack- Let The Sunshine In

Günün Filmi: Er Ryan'ı Kurtarmak

Günün Yemeği: Fırında brokoli ve karnıbahar graten

IMG_0477Uzun zamandır hafif bir fırında sebze tarifi arıyordum ve buldum.

Malzemeler:

Brokoli

Karnıbahar

Limon Suyu

Light Dil Peyniri

Nane

Sarmısak

Tuz

Karabiber

1 kaşık zeytinyağı

Sebzeleri 4 dk. haşlıyoruz ve soğuduktan sonra fırın kabına yerleştiriyoruz, diğer malzemeleri ekleyip yaklaşık 25 dakika yüksek ısıda pişiriyoruz.

 

 

Loading more content...